Türk Kadınını Kullanarak ŞERiAT’A Adım Adım:

Türk Kadınına 1934’te verilen çağdaş kadın kimliği, şu anda başta bulunanlar ve ona destek veren partilerin desteği ile yok edilmek istenmektedir. Sadece kadınların başlarına örtme “özgürlüğüne” kavuşacakları iddidasıyla başlatılan “türban” süreci aslında kadın ve bireylerin dini baskı altında özgürlüğünü kısıtlamak, hayatı dine dayalı biçimde şekillendirmek, kısacası islam dininin emrettiği ŞERİAT’ı getirmektir.

Bu gerçeği kavramak için günümüz Türkiyesindeki içler acısı tabloya bakmak yeterlidir:
Türkiye’de 1220 hastane varken, 85 bin cami varsa, Türkiye’de 38 tiyatro yaptırma derneği varken, 35 bin cami yaptırma derneği varsa, Türkiye’de sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi, Türkiye’nin 22 üniversitesinin toplam bütçesine ve 8 bakanlığın bütçesine eşitse ve o ülkede kütüphaneden çok kuran kursu açılıyorsa o ülke İslam Devleti yolunda hızla ilerliyor demektir.

Dine taviz veren partiler kendi inançları için (şeriat) ve çıkarları için, Anayasa’yı çiğnemektedirler. Böyle bir ülkede ne demokrasiden ne de bağımsız yargıdan söz edilebilir.

Adı belli siyasal parti ve onun uzantılarının teklif ettiği yasa, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararlarına aykırıdır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Türkiye’de kendi dinlerinin sembollerini ve dini inançlar üzerine kurulmuş bir toplum kavramını empoze etmeye çalışan aşırı siyasi hareketlerin olduğunu gözden kaçırmadığını” açıkca belirtmiştir.

ATATÜRK DİYOR Kİ :
“ BİZİM MİLLETİMİZ VATANI İÇİN ÖZGÜRLÜGÜ VE EGEMENLİĞİ İÇİN FEDAKAR BİR HALKTIR; BUNU İSPAT ETTİ. MİLLETİMİZ YAPTIĞI DEVRİMLERİN KISKANÇ SAVUNUCUSUDUR DA. BENLİĞİNDE BU DEĞERLER YERLEŞMİŞ BİR MİLLETİ YÜRÜMEKTE OLDUĞU DOĞRU YOLDAN HİÇBİR KİMSE, HİÇBİR KUVVET ALAKOYAMAZ. ”

“ UYGARLIĞIN BULUŞLARI, TEKNİĞİN HARİKALARI, DÜNYAYI DEĞİŞİKLİKTEN DEĞİŞİKLİĞE UĞRATTIĞI BİR DEVİRDE, ASIRLIK KÖHNE ANLAYIŞLARLA, GEÇMİŞE SAPLANIP KALMAKLA VARLIĞINI DAYANDIRABİLMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR. ”
Büyük Önder Atatürk’ün ve Türk halkının büyük mücadeleler sonucu, kan dökerek kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir din devleti haline dönüştürülmesine kesinlikle karşı çıkıyoruz. Atatürk ilkelerine karşı suç
işleyenler, bunlar Cumhurbaşkanı, Başbakan da olsalar, TBMM üyesi de olsalar, yargılanıp cezalandırmalarını diliyoruz.

CUMHURİYETİMİZİN SAHİBİ VE SAVUNUCUSUYUZ!
TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNE MÜSADE ETMEYECEĞİZ!